Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 6. Ayet Meali

Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. O, onun karar kıldığı yeri ve geçici durduğu yeri bilir. Bunların tamamı apaçık bir Kitap'tadır.

Hud 11:6 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın.
Hud 11:6
وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ • Ve ma min dabbetin fil ardı illa alallahi rızkuha ve ya'lemu mustekarreha ve mustevdeaha, kullun fi kitabin mubin. • Meal: Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. O, onun karar kıldığı yeri ve geçici durduğu yeri bilir.[1] Bunların tamamı apaçık bir Kitap'tadır.[2] • Dipnot 1: Varlığının her aşamasını. • Dipnot 2: Allah'ın ilmi. Allah'ın sonsuz ilm ve takdirini ifade eden, her şeyin mevcut olduğu Allah'ın yanındaki bilgi. • Kelime kelime: وَمَا ve ma ve yoktur · مِن min hiçbir · دَآبَّةٍۢ dabbetin canlı · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · إِلَّا illa · عَلَى ala ait olmayan · ٱللَّهِ llahi Allah'a · رِزْقُهَا rizkuha rızkı · وَيَعْلَمُ ve yea'lemu ve O bilir · مُسْتَقَرَّهَا mustekarraha onun karar kıldığı yeri · وَمُسْتَوْدَعَهَا ۚ ve mustevdeaha ve emanet bırakıldığı yeri · كُلٌّۭ kullun (bunların) hepsi · فِى fi · كِتَـٰبٍۢ kitabin bir Kitap'tadır · مُّبِينٍۢ mubinin apaçık • دبب (dbb) kökü: yavaşça gitmek, sürünmek/emeklemek/yürümek, vurmak, sona ermek, akmak, atmak • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • رزق (rzq) kökü: sağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • قرر (qrr) kökü: Serin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli… • ودع (wdE) kökü: Ayrılmak/terk etmek/görmezden gelmek/ihmal etmek/yerleştirmek/koymak • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Hud suresi 123 ayettir; bu 6. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).