Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 94. Ayet Meali

Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

Hud 11:94 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık.
Hud 11:94
وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْباً وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَاَخَذَتِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ • Ve lemma cae emruna necceyna ?uayben vellezine amenu meahu bi rahmetin minna ve ehazetillezine zalemussayhatu fe asbahu fi diyarihim casimin. • Meal: Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar. • Kelime kelime: وَلَمَّا velemma ne zaman ki · جَآءَ ca'e gelince · أَمْرُنَا emruna emrimiz · نَجَّيْنَا necceyna kurtardık · شُعَيْبًۭا şuayben Şuayb'ı · وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseleri · ءَامَنُوا۟ amenu iman eden(leri) · مَعَهُۥ meahu onunla birlikte · بِرَحْمَةٍۢ birahmetin bir rahmetle · مِّنَّا minna tarafımızdan · وَأَخَذَتِ ve ehazeti ve aldı · ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri · ظَلَمُوا۟ zelemu zulmeden(leri) · ٱلصَّيْحَةُ s-sayhatu bir çığlık · فَأَصْبَحُوا۟ feesbehu ve kaldılar · فِى fi · دِيَـٰرِهِمْ diyarihim yurtlarında · جَـٰثِمِينَ casimine diz çökmüç olarak • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • صيح (SyH) kökü: Bağırmak/haykırmak, gürültü yapmak. Sayhatun - yıldırım, çığlık, patlama, korkunç ve güçlü gürültü. • صبح (SbH) kökü: Sabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya… • دور (dwr) kökü: Dönmek, devretmek, dolaşmak • جثم (jvm) kökü: Yere yapışmak, göğsünün üzerine düşmek, yerde yatmak, hareketsiz kalmak, ölü veya yok olmuş olmak. • Hud suresi 123 ayettir; bu 94. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).