"Babasını ikna etmeye çalışacağız. Bunu mutlaka yapacağız." dediler.
Yusuf 12:61قَالُوا سَنُرَاوِدُ عَنْهُ اَبَاهُ وَاِنَّا لَفَاعِلُونَ • Kalu senuravidu anhu ebahu ve inna le fa'ilun. • Meal: "Babasını ikna etmeye çalışacağız. Bunu mutlaka yapacağız." dediler. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler ki · سَنُرَٰوِدُ senuravidu istemeğe çalışacağız · عَنْهُ anhu onu · أَبَاهُ ebahu babasından · وَإِنَّا ve inna ve biz muhakkak · لَفَـٰعِلُونَ lefailune mutlaka yapacağız • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • رود (rwd) kökü: aramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak… • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • فعل (fEl) kökü: bir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 61. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).