Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yusuf Suresi 73. Ayet Meali

Yusuf'un kardeşleri: "Vallahi buraya bozgunculuk yapmaya gelmedik; hırsız olmadığımızı da kesin olarak biliyorsunuz." dediler.

Yusuf 12:73 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Yusuf'un kardeşleri: "Vallahi buraya bozgunculuk yapmaya gelmedik; hırsız olmadığımızı da kesin olarak bili…
Yusuf 12:73
قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ عَلِمْتُمْ مَا جِئْنَا لِنُفْسِدَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كُنَّا سَارِق۪ينَ • Kalu tallahi lekad alimtum ma ci'na li nufside fil ardı ve ma kunna sarikin. • Meal: Yusuf'un kardeşleri: "Vallahi buraya bozgunculuk yapmaya gelmedik; hırsız olmadığımızı da kesin olarak biliyorsunuz." dediler. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · تَٱللَّهِ tallehi Allah'a and olsun · لَقَدْ lekad elbette · عَلِمْتُم alimtum siz de bilmişsinizdir ki · مَّا ma · جِئْنَا ci'na biz gelmedik · لِنُفْسِدَ linufside bozgunculuk yapmak için · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi bu yere · وَمَا ve ma ve · كُنَّا kunna değiliz · سَـٰرِقِينَ sarikine hırsız • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • فسد (fsd) kökü: yozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet. • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • سرق (srq) kökü: Çalmak, hırsızlık yapmak, aşırmak, yürütmek • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 73. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).