Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hicr Suresi 14. Ayet Meali

Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile.

Hicr 15:14 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile.
Hicr 15:14
وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَاباً مِنَ السَّمَٓاءِ فَظَلُّوا ف۪يهِ يَعْرُجُونَۙ • Ve lev fetahna aleyhim baben mines semai fe zallu fihi ya'rucun. • Meal: Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile. • Kelime kelime: وَلَوْ velev şayet · فَتَحْنَا fetehna açsak da · عَلَيْهِم aleyhim onlara · بَابًۭا baben bir kapı · مِّنَ mine -ten · ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- · فَظَلُّوا۟ fe zellu olsalardı · فِيهِ fihi oraya · يَعْرُجُونَ yea'rucune çıkacak • فتح (ftH) kökü: Açmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler. • بوب (bwb) kökü: kapı, giriş yeri, tarz/şekil • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ظلل (Zll) kökü: Kalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak… • عرج (Erj) kökü: Tırmanmak, binmek. Topallamak, aksak olmak. • Hicr suresi 99 ayettir; bu 14. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).