Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.
Hicr 15:42اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ • İnne ıbadi leyse leke aleyhim sultanun illa menittebeake minel gavin. • Meal: Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · عِبَادِى ibadi benim kullarım · لَيْسَ leyse yoktur · لَكَ leke senin · عَلَيْهِمْ aleyhim üzerinde · سُلْطَـٰنٌ sultanun bir gücün · إِلَّا illa dışında · مَنِ meni kimseler · ٱتَّبَعَكَ ttebeake sana uyan · مِنَ mine -dan · ٱلْغَاوِينَ l-gavine azgınlar- • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • ليس (lys) kökü: Değil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir • سلط (slT) kökü: Hüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmak • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • غوي (gwy) kökü: Hata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek… • Hicr suresi 99 ayettir; bu 42. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).