Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hicr Suresi 56. Ayet Meali

İbrahim: "Rabb'inin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser?" dedi.

Hicr 15:56 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İbrahim: "Rabb'inin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser?" dedi.
Hicr 15:56
قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ • Kale ve men yaknetu min rahmeti rabbihi illad dallun. • Meal: İbrahim: "Rabb'inin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser?" dedi. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · وَمَن ve men kim · يَقْنَطُ yeknetu umut keser · مِن min -nden · رَّحْمَةِ rahmeti rahmeti- · رَبِّهِۦٓ rabbihi Rabbinin · إِلَّا illa başka · ٱلضَّآلُّونَ d-dallune sapıklardan • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • قنط (qnT) kökü: Ümitsizliğe kapılmak, cesaretini kaybetmek, engellemek, umudu terk etmek • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • Hicr suresi 99 ayettir; bu 56. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).