Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nahl Suresi 104. Ayet Meali

Allah, Allah'ın ayetlerine iman etmeyenleri doğru yola iletmez. Ve onlar için çok acı bir azap vardır.

Nahl 16:104 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah, Allah'ın ayetlerine iman etmeyenleri doğru yola iletmez.
Nahl 16:104
اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۙ لَا يَهْد۪يهِمُ اللّٰهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ • İnnellezine la yu'minune bi ayatillahi la yehdihimullahu ve lehum azabun elim. • Meal: Allah, Allah'ın ayetlerine iman etmeyenleri doğru yola iletmez. Ve onlar için çok acı bir azap vardır. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri · لَا la · يُؤْمِنُونَ yu'minune inanmayan(ları) · بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerine · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · لَا la · يَهْدِيهِمُ yehdihimu doğru yola iletmez · ٱللَّهُ llahu Allah · وَلَهُمْ velehum onlar için vardır · عَذَابٌ azabun bir azab · أَلِيمٌ elimun acıklı • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • الم (Alm) kökü: acı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmiş • Nahl suresi 128 ayettir; bu 104. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).