Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 100. Ayet Meali

De ki: "Eğer siz, Rabb'imin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, tükenir endişesi ile kimseye bir şey vermezdiniz. Kimi insan çok cimridir."

İsra 17:100 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Eğer siz, Rabb'imin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, tükenir endişesi ile kimseye bir şey verm…
İsra 17:100
قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذاً لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُوراً۟ • Kul lev entum temlikune hazaine rahmeti rabbi izen le emsektum haşyetel infak, ve kanel insanu katura. • Meal: De ki: "Eğer siz, Rabb'imin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, tükenir endişesi ile kimseye bir şey vermezdiniz. Kimi insan çok cimridir.[1]" • Dipnot 1: İnsanın, cimri olanı olduğu gibi, cömert olanı da vardır; savurgan olanı da. Bu niteleme insanların tamamı için yapılan bir niteleme değil, cimrilik yapanlarla ilgili bir nitelemedir. Zira ayette "el insan" denmektedir. Yani bildik, cimrilik yapan insanlardan söz edilmektedir. Bu bildik olan insanlar önceki ayetlerde söz edilen Kafirlerdir. • Kelime kelime: قُل kul de ki · لَّوْ lev eğer · أَنتُمْ entum siz · تَمْلِكُونَ temlikune sahip olsaydınız · خَزَآئِنَ hazaine hazinelerine · رَحْمَةِ rahmeti rahmet · رَبِّىٓ rabbi Rabbimin · إِذًۭا izen o zaman · لَّأَمْسَكْتُمْ leemsektum tutardınız · خَشْيَةَ haşyete korkarak · ٱلْإِنفَاقِ ۚ l-infaki harcamaktan · وَكَانَ ve kane gerçekten · ٱلْإِنسَـٰنُ l-insanu insan · قَتُورًۭا katuran çok cimridir • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • خزن (xzn) kökü: Bir şeyi bir yerde saklamak/depolamak/korumak/muhafaza etmek, bir şeyi birinden saklamak veya gizlemek, fakirlikten sonra zengin/yeterli olmak, bir şeyin en yakınını almak. • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • مسك (msk) kökü: Tutmak, alıkoymak, sürdürmek, inatçı veya cimri olmak, bir şeyi sıkıca tutmak, bir şeyi durdurmak, bir kişiyi kısıtlamak/alıkoymak/hapsetmek, bir şeyden kendini alıkoymak veya uzak durmak, bir şeyi… • خشي (x$y) kökü: Korkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak. • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • انس (Ans) kökü: sosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu… • قتر (qtr) kökü: Cimri, eli sıkı, pintice olmak, kıt kanaat geçinmek, zar zor yetmek (geçim), kıt kanaat geçim sağlamak. Qatarun ve qataratun - toz, keder bulutu, karanlık, cimrilik. Qaturun - cimri. Muqtirun - dar koşullarda olmak… • İsra suresi 111 ayettir; bu 100. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).