Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 34. Ayet Meali

Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ve verdiğiniz sözleri yerine getirin. Verilen söz insanı sorumlu yapar.

İsra 17:34 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın.
İsra 17:34
وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۖ وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُ۫لاً • Ve la takrebu malel yetimi illa billeti hiye ahsenu hatta yebluga eşuddeh, ve evfu bil ahd, innel ahde kane mes'ula. • Meal: Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ve verdiğiniz sözleri[1] yerine getirin. Verilen söz insanı sorumlu yapar. • Dipnot 1: Haklarını koruyacağınıza dair verdiğiniz sözleri. • Kelime kelime: وَلَا ve la ve asla · تَقْرَبُوا۟ tekrabu yaklaşmayın · مَالَ male malına · ٱلْيَتِيمِ l-yetimi yetimin · إِلَّا illa dışında · بِٱلَّتِى billeti · هِىَ hiye o · أَحْسَنُ ehsenu en güzel tarz · حَتَّىٰ hatta kadar · يَبْلُغَ yebluga erginlik çağına · أَشُدَّهُۥ ۚ eşuddehu erişinceye · وَأَوْفُوا۟ ve evfu ve yerine getirin · بِٱلْعَهْدِ ۖ bil-ahdi ahdi · إِنَّ inne çünkü · ٱلْعَهْدَ l-ahde ahd'den · كَانَ kane · مَسْـُٔولًۭا mes'ulen sorulacaktır • قرب (qrb) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a… • مول (mwl) kökü: Zenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak. • يتم (ytm) kökü: Yetim, babasız olmak, yalnız kalmak, yorgun, dul kalmak, ergenlik-erişkinlik öncesi babasız kalmak • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • بلغ (blg) kökü: Ulaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak • شدد ($dd) kökü: sıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad &… • وفي (wfy) kökü: Sona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm. • عهد (Ehd) kökü: Yükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • İsra suresi 111 ayettir; bu 34. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).