Rabb'iniz, oğulları size ayırdı da kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Siz gerçekten çok büyük laf ediyorsunuz.
İsra 17:40اَفَاَصْفٰيكُمْ رَبُّكُمْ بِالْبَن۪ينَ وَاتَّخَذَ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ اِنَاثاًۜ اِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلاً عَظ۪يماً۟ • E fe asfakum rabbukum bil benine vettehaze minel melaiketi inasa, innekum le tekulune kavlen azima. • Meal: Rabb'iniz, oğulları size ayırdı da kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Siz gerçekten çok büyük laf ediyorsunuz.[1] • Dipnot 1: Söylediklerinizle haddinizi aşıyorsunuz. • Kelime kelime: أَفَأَصْفَىٰكُمْ efeesfakum size seçti, (öyle) mi? · رَبُّكُم rabbukum Rabbiniz · بِٱلْبَنِينَ bil-benine oğulları · وَٱتَّخَذَ vettehaze ve edindi (kendisine) · مِنَ mine -den · ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ l-melaiketi melekler- · إِنَـٰثًا ۚ inasen kadınlar · إِنَّكُمْ innekum gerçekten siz · لَتَقُولُونَ letekulune söylüyorsunuz · قَوْلًا kavlen bir söz · عَظِيمًۭا azimen büyük (çok tehlikeli) • صفو (Sfw) kökü: Berraklaşmak/durulmak (genellikle içecekler için kullanılır), Kaf-Dal-Ra'nın zıttı, bulanıklıktan/kalınlıktan/çamurdan arınmak, karışımlardan arınmak, bulutsuz hale gelmek (hava/atmosfer için söylenir, aynı zamanda… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • انث (Anv) kökü: Kadın olmak, yumuşak olmak, dişi olmak, nazik olmak, kırılgan olmak, ince olmak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • İsra suresi 111 ayettir; bu 40. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).