Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 42. Ayet Meali

De ki: "Eğer dedikleri gibi, O'nunla beraber başka ilahlar olsaydı, o zaman onlar da mutlaka arşın sahibine bir yol ararlardı."

İsra 17:42 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Eğer dedikleri gibi, O'nunla beraber başka ilahlar olsaydı, o zaman onlar da mutlaka arşın sahibine…
İsra 17:42
قُلْ لَوْ كَانَ مَعَهُٓ اٰلِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ اِذاً لَابْتَغَوْا اِلٰى ذِي الْعَرْشِ سَب۪يلاً • Kul lev kane meahu alihetun kema yekulune izen lebtegav ila zil arşı sebila. • Meal: De ki: "Eğer dedikleri gibi, O'nunla beraber başka ilahlar olsaydı, o zaman onlar da mutlaka arşın sahibine bir yol[1] ararlardı." • Dipnot 1: O'nunla baş etmek, O'nu yenmek, O'na karşı koymak için bir şeyler yaparlardı. • Kelime kelime: قُل kul de ki · لَّوْ lev eğer · كَانَ kane olsaydı · مَعَهُۥٓ meahu O'nunla beraber · ءَالِهَةٌۭ alihetun tanrılar · كَمَا kema gibi · يَقُولُونَ yekulune dedikleri · إِذًۭا izen o zaman · لَّٱبْتَغَوْا۟ labtegav onlar da ararlardı · إِلَىٰ ila · ذِى zi sahibine · ٱلْعَرْشِ l-arşi Arşın · سَبِيلًۭا sebilen bir yol • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • بغي (bgy) kökü: Azgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramak • عرش (Er$) kökü: İnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik. • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • İsra suresi 111 ayettir; bu 42. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).