Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 69. Ayet Meali

Ya da sizi tekrar oraya döndürüp de böylece üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve ettiğiniz nankörlük nedeniyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bu yaptığınızdan dolayı Bize karşı size yardım edecek birini bulamazsınız.

İsra 17:69 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ya da sizi tekrar oraya döndürüp de böylece üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve ettiğiniz nankörlük…
İsra 17:69
اَمْ اَمِنْتُمْ اَنْ يُع۪يدَكُمْ ف۪يهِ تَارَةً اُخْرٰى فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفاً مِنَ الرّ۪يحِ فَيُغْرِقَكُمْ بِمَا كَفَرْتُمْۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ عَلَيْنَا بِه۪ تَب۪يعاً • Em emintum en yuidekum fihi tareten uhra fe yursile aleykum kasıfen miner rihı fe yugrikakum bima kefertum summe la tecidu lekum aleyna bihi tebia. • Meal: Ya da sizi tekrar oraya[1] döndürüp de böylece üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve ettiğiniz nankörlük nedeniyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bu yaptığınızdan dolayı Bize karşı size yardım edecek birini bulamazsınız. • Dipnot 1: İhtiyacınızdan dolayı tekrar denize gittiğinizde. • Kelime kelime: أَمْ em yoksa · أَمِنتُمْ emintum emin misiniz? · أَن en · يُعِيدَكُمْ yuiydekum sizi gönderip · فِيهِ fihi oraya · تَارَةً taraten bir kez daha · أُخْرَىٰ uhra bir kez daha · فَيُرْسِلَ fe yursile salarak · عَلَيْكُمْ aleykum üstünüze · قَاصِفًۭا kasifen bir fırtına · مِّنَ mine · ٱلرِّيحِ r-rihi kırıp geçiren · فَيُغْرِقَكُم fe yugrikakum ve sizi boğmayacağından · بِمَا bima dolayı · كَفَرْتُمْ ۙ kefertum inkar ettiğinizden · ثُمَّ summe O zaman · لَا la · تَجِدُوا۟ tecidu bulamazsınız · لَكُمْ lekum kendinize · عَلَيْنَا aleyna bize karşı · بِهِۦ bihi onu · تَبِيعًۭا tebian izleyip koruyacak birini • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • عود (Ewd) kökü: Geri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri… • تور (twr) kökü: Dönmek, akmak, koşmak, tekrarlamak (bir eylemi). • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • قصف (qSf) kökü: Gürlemek ve yankılanmak (gök gürültüsü), gümbürdemek. Qasifun - şiddetli rüzgar, kasırga, şiddetli fırtına, azgın bora. • روح (rwH) kökü: Ruh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, öz • غرق (grq) kökü: Battı, boğuldu, aşağı doğru inip kayboldu, ihtiyacı kalmadı, yayı sonuna kadar çekti, geçti/geride bıraktı, meşgul etti, sıkıntılarla bunalmış adam, tek yudum, süslendi, zorunlu, aniden/şiddetli bir şekilde, birine… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • İsra suresi 111 ayettir; bu 69. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).