De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir."
İsra 17:96قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يداً بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يراً بَص۪يراً • Kul kefa billahi şehiden beyni ve beynekum, innehu kane bi ıbadihi habiren basira. • Meal: De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir." • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · كَفَىٰ kefa yeter · بِٱللَّهِ billahi Allah · شَهِيدًۢا şehiden şahid olarak · بَيْنِى beyni benimle · وَبَيْنَكُمْ ۚ ve beynekum sizin aranızda · إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O · كَانَ kane · بِعِبَادِهِۦ biibadihi kullarını · خَبِيرًۢا habiran haber alır · بَصِيرًۭا besiran görür • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كفي (kfy) kökü: Yeterli olmak, yetmek. • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • خبر (xbr) kökü: Bilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • İsra suresi 111 ayettir; bu 96. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).