Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kehf Suresi 30. Ayet Meali

Gerçek şu ki; iman edip salihatı yapanlara gelince, Biz, iyi bir iş yapan hiç kimsenin yaptığını karşılıksız bırakmayız.

Kehf 18:30 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Gerçek şu ki; iman edip salihatı yapanlara gelince, Biz, iyi bir iş yapan hiç kimsenin yaptığını karşılıksı…
Kehf 18:30
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ مَنْ اَحْسَنَ عَمَلاًۚ • İnnellezine amenu ve amilus salihati inna la nudiu ecre men ahsene amela. • Meal: Gerçek şu ki; iman edip salihatı[1] yapanlara gelince, Biz, iyi bir iş yapan hiç kimsenin yaptığını karşılıksız bırakmayız. • Dipnot 1: Bkz. 16:97. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki · ءَامَنُوا۟ amenu inandılar · وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yaptılar · ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler · إِنَّا inna elbette biz · لَا la asla · نُضِيعُ nudiu zayi etmeyiz · أَجْرَ ecra ecrini · مَنْ men kimsenin · أَحْسَنَ ehsene güzel yapan · عَمَلًا amelen işi • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • ضيع (DyE) kökü: Yok oldu, hiçe gitti, geçti gitti, kayboldu, yalnız kaldı, ihmal edildi, düşüncesiz davrandı, mahvoldu, israf edildi. • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • Kehf suresi 110 ayettir; bu 30. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).