Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 11. Ayet Meali

Bunun üzerine mihraptan halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih etmelerini vahyetti.

Meryem 19:11 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bunun üzerine mihraptan halkının karşısına çıktı.
Meryem 19:11
فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِياًّ • Fe harece ala kavmihi minel mihrabi fe evha ileyhim en sebbihu bukreten ve aşiyya. • Meal: Bunun üzerine mihraptan[1] halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih[2] etmelerini vahyetti.[3] • Dipnot 1: İbadethaneden. • Dipnot 2: Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir. • Dipnot 3: İşaret diliyle anlattı. • Kelime kelime: فَخَرَجَ feharace çıkıp · عَلَىٰ ala karşısına · قَوْمِهِۦ kavmihi kavminin · مِنَ mine -den · ٱلْمِحْرَابِ l-mihrabi ma'bed- · فَأَوْحَىٰٓ fe evha işaret etti · إِلَيْهِمْ ileyhim onlara · أَن en diye · سَبِّحُوا۟ sebbihu tesbih edin · بُكْرَةًۭ bukraten sabah · وَعَشِيًّۭا ve aşiyyen ve akşam • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • حرب (Hrb) kökü: Savaş/çarpışma/çatışma. Birinin mallarını bozmak, yağmalamak/soymak, bir şeyi ısrarla istemek. Öfkelenmek/delirmek. Savaşı kışkırtmak veya tahrik etmek veya körüklemek. • وحي (wHy) kökü: İşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece… • سبح (sbH) kökü: Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek • بكر (bkr) kökü: Bakirlik, ilk defa, erkenden gitmek, sabah erkenden gitmek, sabah erken kalkmak, sabah vakti, genç deve, genç dişi deve, hiç doğurmamış dişi deve • عشو (E$w) kökü: Gece boyunca gitmek, görüşü zayıf olmak, gece körlüğü olmak, geri çekilmek, terk etmek. isha - karanlığın başlangıcı, erken gece, alacakaranlık, akşam. ashiyyatan - gece yolu, akşam. ya'shu - yeryüzünden ürün toplamak… • Meryem suresi 98 ayettir; bu 11. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).