Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 10. Ayet Meali

"Rabb'im! Bana bir ayet ver!" dedi. "Senin ayetin, sapasağlam olduğun halde aralıksız üç gece insanlarla konuşmayacak olmandır." buyurdu.

Meryem 19:10 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Rabb'im!
Meryem 19:10
قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِياًّ • Kale rabbic'al li ayeh, kale ayetuke ella tukellimen nase selase leyalin seviyya. • Meal: "Rabb'im! Bana bir ayet[1] ver!" dedi. "Senin ayetin,[2] sapasağlam olduğun halde aralıksız üç gece[3] insanlarla konuşmayacak olmandır.[4]" buyurdu. • Dipnot 1: Konuşma sorunun olmadığı halde üç gün boyunca konuşamayacak olmandır, dilinin tutulmasıdır. • Dipnot 2: Belirti göster. • Dipnot 3: Belirtin. • Dipnot 4: Üç gün, üç gece (3: 41). • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · رَبِّ rabbi Rabbim · ٱجْعَل c'al (öyle ise) ver · لِّىٓ li bana · ءَايَةًۭ ۚ ayeten bir işaret · قَالَ kale dedi · ءَايَتُكَ ayetuke senin işaretin · أَلَّا ella · تُكَلِّمَ tukellime konuşamamandır · ٱلنَّاسَ n-nase insanlarla · ثَلَـٰثَ selase üç · لَيَالٍۢ leyalin gece · سَوِيًّۭا seviyyen sapasağlam olduğun halde • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • كلم (klm) kökü: Konuşmak, ifade etmek. • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • ثلث (vlv) kökü: Üçe bölünmek veya sayıca üç olmak, bir şeyin üçte biri, üçte bir, üçer üçer, herhangi bir sayının üçte biri. • ليل (lyl) kökü: Gece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyin • سوي (swy) kökü: düzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviye • Meryem suresi 98 ayettir; bu 10. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).