Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 35. Ayet Meali

Allah'ın çocuk edinmesi olacak şey değildir. O, her şeyden münezzehtir. Allah bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona "Ol." der, o da olur.

Meryem 19:35 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah'ın çocuk edinmesi olacak şey değildir.
Meryem 19:35
مَا كَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍۙ سُبْحَانَهُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْراً فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُۜ • Ma kane lillahi en yettehıze min veledin subhaneh, iza kada emren fe innema yekulu lehu kun fe yekun. • Meal: Allah'ın çocuk edinmesi olacak şey değildir. O, her şeyden münezzehtir.[1] Allah bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona "Ol." der, o da olur. • Dipnot 1: Kusur ve eksikliklerden arınık, eşsiz ve benzersiz. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir (42:11)." Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. • Kelime kelime: مَا ma · كَانَ kane yakışmaz · لِلَّهِ lillahi Allah'a · أَن en · يَتَّخِذَ yettehize edinmek · مِن min hiçbir · وَلَدٍۢ ۖ veledin çocuk · سُبْحَـٰنَهُۥٓ ۚ subhanehu O'nun şanı yücedir · إِذَا iza zaman · قَضَىٰٓ kada hükmettiği · أَمْرًۭا emran bir işi · فَإِنَّمَا feinnema sadece · يَقُولُ yekulu der · لَهُۥ lehu ona · كُن kun ol! · فَيَكُونُ fe yekunu (o da) olur • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • سبح (sbH) kökü: Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • Meryem suresi 98 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).