Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 49. Ayet Meali

Onlardan ve onların Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinden ayrılınca, Biz, ona İshak'ı ve torunu Ya'kub'u bağışladık. Hepsini Nebi yaptık.

Meryem 19:49 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlardan ve onların Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinden ayrılınca, Biz, ona İshak'ı ve torunu Ya'kub'u…
Meryem 19:49
فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۙ وَهَبْنَا لَـهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ وَكُلاًّ جَعَلْنَا نَبِياًّ • Fe lemma'tezelehum ve ma ya'budune min dunillahi vehebna lehu ishaka ve ya'kub ve kullen cealna nebiyya. • Meal: Onlardan ve onların Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinden ayrılınca, Biz, ona İshak'ı ve torunu Ya'kub'u bağışladık. Hepsini Nebi yaptık. • Kelime kelime: فَلَمَّا felemma ne zaman ki · ٱعْتَزَلَهُمْ a'tezelehum onlardan ayrıldı · وَمَا ve ma ve · يَعْبُدُونَ yea'budune onların taptıklarından · مِن min · دُونِ duni başka · ٱللَّهِ llahi Allah'tan · وَهَبْنَا vehebna biz armağan ettik · لَهُۥٓ lehu ona · إِسْحَـٰقَ ishaka İshak'ı · وَيَعْقُوبَ ۖ ve yea'kube ve Ya'kub'u · وَكُلًّۭا ve kullen ve hepsini · جَعَلْنَا cealna yaptık · نَبِيًّۭا nebiyyen nebi • عزل (Ezl) kökü: Bir kenara koymak, uzaklaştırmak, ayırmak. Ma'zilun - geri kalanından ayrı bir yer, sakin yer, inziva yeri, uzak. Ma'zulun - uzaklaştırılmış. İ'tizal (fiil 8) kendini bir şeyden ayırmak veya uzaklaştırmak. • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • وهب (whb) kökü: vermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak. • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • Meryem suresi 98 ayettir; bu 49. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).