Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu Rabb'inden gelen Hakk'tır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Bakara 2:149وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ • Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve innehu lel hakku min rabbik, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun. • Meal: Her nereden çıkarsan çık,[1] yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu Rabb'inden gelen Hakk'tır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir. • Dipnot 1: Her nerede olursan ol. • Kelime kelime: وَمِنْ ve min ve · حَيْثُ haysu nereden · خَرَجْتَ haracte çıkarsan (yola) · فَوَلِّ fevelli çevir · وَجْهَكَ vecheke yüzünü · شَطْرَ şetra tarafına · ٱلْمَسْجِدِ l-mescidi Mescid-i · ٱلْحَرَامِ ۖ l-harami Haram · وَإِنَّهُۥ ve innehu bu elbette · لَلْحَقُّ lelhakku bir gerçektir · مِن min -den · رَّبِّكَ ۗ rabbike Rabbin- · وَمَا ve ma ve değildir · ٱللَّهُ llahu Allah · بِغَـٰفِلٍ bigafilin habersiz · عَمَّا amma -dan · تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız- • حيث (Hyv) kökü: Her yerde, nerede • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • شطر ($Tr) kökü: İkiye bölmek, yarıya ayırmak, bir şeyin yönü, doğru • سجد (sjd) kökü: Secde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek • حرم (Hrm) kökü: Yasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • غفل (gfl) kökü: Dikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 149. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).