Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 204. Ayet Meali

Kimi insanın, dünya hayatı ile ilgili sözü senin hoşuna gider. Kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Oysaki o düşmanların en azılısıdır.

Bakara 2:204 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kimi insanın, dünya hayatı ile ilgili sözü senin hoşuna gider.
Bakara 2:204
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ • Ve minen nasi men yu'cibuke kavluhu fil hayatid dunya ve yuşhidullahe ala ma fi kalbihi, ve huve eleddul hısam. • Meal: Kimi insanın, dünya hayatı ile ilgili sözü senin hoşuna gider. Kalbindekine[1] Allah'ı şahit tutar. Oysaki o düşmanların en azılısıdır. • Dipnot 1: İçinde sakladığı yalana. • Kelime kelime: وَمِنَ ve mine · ٱلنَّاسِ n-nasi insanlardan · مَن men kiminin · يُعْجِبُكَ yua'cibuke senin hoşuna gider · قَوْلُهُۥ kavluhu sözü · فِى fi dair · ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatına · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya · وَيُشْهِدُ ve yuşhidu ve şahid tutar · ٱللَّهَ llahe Allah'ı · عَلَىٰ ala · مَا ma olana · فِى fi · قَلْبِهِۦ kalbihi kalbinde · وَهُوَ ve huve oysa o · أَلَدُّ eleddu en azılısıdır · ٱلْخِصَامِ l-hisami hasımların • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • عجب (Ejb) kökü: Hayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret verici • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • حيي (Hyy) kökü: Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi… • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • لدد (ldd) kökü: Herhangi biriyle tartışma yapmak, kavga etmek, şiddetli bir şekilde mücadele etmek, inatçı/katı/tartışmacı olmak, alıkoymak, engellemek. • خصم (xSm) kökü: Bir tartışmada mücadele etmek, sağlam/geçerli bir şekilde dava açmak/itiraz etmek, dinleyicinin iddiasından/talebinden vazgeçmesine neden olabilecek bir şey söylemek, bir tartışmada birini yenmek, karşı çıkmak, bir şeyi… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 204. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).