Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 69. Ayet Meali

Onlar: "Bizim için Rabb'ine söyle, onun rengi nedir; bize bildirsin." dediler. Musa: "Allah; onun parlak sarı renkte, bakanlara keyif veren bir sığır olduğunu söylüyor." dedi.

Bakara 2:69 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar: "Bizim için Rabb'ine söyle, onun rengi nedir; bize bildirsin." dediler.
Bakara 2:69
قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَاۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَٓاءُۙ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِر۪ينَ • Kalud'u lena rabbeke yubeyyin lena ma levnuha, kale innehu yekulu inneha bakaratun safrau, fakiun levnuha tesurrun nazırin. • Meal: Onlar: "Bizim için Rabb'ine söyle, onun rengi nedir; bize bildirsin." dediler. Musa: "Allah; onun parlak sarı renkte, bakanlara keyif veren bir sığır olduğunu söylüyor." dedi. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler ki · ٱدْعُ d'u du'a et · لَنَا lena bizim için · رَبَّكَ rabbeke Rabbine · يُبَيِّن yubeyyin açıklasın · لَّنَا lena bize · مَا ma nedir · لَوْنُهَا ۚ levnuha onun rengi · قَالَ kale dedi ki · إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O · يَقُولُ yekulu diyor · إِنَّهَا inneha gerçekten o · بَقَرَةٌۭ bekaratun bir inektir · صَفْرَآءُ safra'u sarı renginde · فَاقِعٌۭ fakiun parlak · لَّوْنُهَا levnuha onun rengi · تَسُرُّ tesurru sevinç verir · ٱلنَّـٰظِرِينَ n-nazirine bakanlara • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • لون (lwn) kökü: Renk, görünüş, tür, çeşit, renkli resim, boya, şekil • بقر (bqr) kökü: Kesmek, yarmak, açmak, delmek, araştırmak, incelemek, akıl erdirmek, bakara (sığır), inek, öküz • صفر (Sfr) kökü: Sarıya boyamak veya sarı renk vermek. safraa'un (asfaru'nun dişil hali, çoğulu sufrun) - sarı, taba rengi. musfarun (fiil 9) - sarıya dönen ve solan şey. • فقع (fqE) kökü: Yoğun sarı/beyaz (karışımsız), kırmızı/bronz tenli, aktif ve yetişkin olmak (genç erkek için söylenir), sıcak çarpmasından ölmek, kırmızı olmak, parlak renkli olmak, felaket/talihsizlik/yoksulluk. • سرر (srr) kökü: Sevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 69. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).