Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.
Bakara 2:84وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ • Ve iz ehazna misakakum la tesfikune dimaekum ve la tuhricune enfusekum min diyarikum summe ekrartum ve entum teşhedun. • Meal: Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz. • Kelime kelime: وَإِذْ ve iz hani · أَخَذْنَا ehazna almıştık · مِيثَـٰقَكُمْ misakakum sizden kesin söz · لَا la · تَسْفِكُونَ tesfikune dökmeyeceksiniz · دِمَآءَكُمْ dima'ekum birbirinizin kanını · وَلَا ve la · تُخْرِجُونَ tuhricune çıkarmayacaksınız · أَنفُسَكُم enfusekum birbirinizi · مِّن min -dan · دِيَـٰرِكُمْ diyarikum yurtlarınız- · ثُمَّ summe sonra · أَقْرَرْتُمْ ekrartum kabul etmiştiniz · وَأَنتُمْ veentum ve siz · تَشْهَدُونَ teşhedune şahidsiniz • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • وثق (wvq) kökü: Birine güvenmek, dayanmak, bağlanmak. • سفك (sfk) kökü: Dökmek, kan akıtmak, akan kan, akıtmak, kan dökmek • دمو (dmw) kökü: Kan akmak, Kanamak, Kan gelmek, Kanatmak, Kan dökmek, Yaralamak, Kanını akıtmak • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • دور (dwr) kökü: Dönmek, devretmek, dolaşmak • قرر (qrr) kökü: Serin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • Bakara suresi 286 ayettir; bu 84. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).