Yeryüzünü sizin için bir beşik yapan, orada sizin için yollar açan ve gökten su indiren O'dur. Onunla her türlü bitkiden çiftler yetiştirdik.
Taha 20:53اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْداً وَسَلَكَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلاً وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۜ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْ نَبَاتٍ شَتّٰى • Ellezi ceale lekumul arda mehden ve seleke lekum fiha subulen ve enzele mines semai maa, fe ahrecna bihi ezvacen min nebatin şetta. • Meal: Yeryüzünü sizin için bir beşik yapan, orada sizin için yollar açan ve gökten su indiren O'dur. Onunla her türlü bitkiden çiftler[1] yetiştirdik. • Dipnot 1: Bitkiler de erkekli ve dişili olarak çiftler halinde yaratılmıştır. • Kelime kelime: ٱلَّذِى ellezi o ki · جَعَلَ ceale yaptı · لَكُمُ lekumu size · ٱلْأَرْضَ l-erde yeri · مَهْدًۭا mehden beşik · وَسَلَكَ ve seleke ve açtı · لَكُمْ lekum sizin için · فِيهَا fiha onda · سُبُلًۭا subulen yollar · وَأَنزَلَ ve enzele ve indirdi · مِنَ mine -ten · ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- · مَآءًۭ maen bir su · فَأَخْرَجْنَا feehracna ve çıkardık · بِهِۦٓ bihi onunla · أَزْوَٰجًۭا ezvacen çiftler · مِّن min -den · نَّبَاتٍۢ nebatin bitki- · شَتَّىٰ şetta her çeşit • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • مهد (mhd) kökü: beşik, uyku yeri, yatak, hazırlık, yerleşim yeri, temelleri atmak, yer açmak • سلك (slk) kökü: Yol tutmak, gitmek, yürümek, içine girmek, nüfuz etmek, delmek, yol açmak, yol bulmak, davranmak, ipliği iğneye geçirmek, ip geçirmek, diziye dizmek, bir işe girişmek • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • موه (mwh) kökü: su, yağmur • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • زوج (zwj) kökü: Birleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca • نبت (nbt) kökü: Üretmek (ağaç), filizlenmek, büyümek, filiz vermek (bitki), büyümek (çocuk). Nawaabit - insan veya hayvanların yavruları. • شتت ($tt) kökü: Ayırmak, dağılmak, saçılmak, çeşitli olmak, bölünmek, farklılaşmak • Taha suresi 135 ayettir; bu 53. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).