Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 80. Ayet Meali

Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve Tur'un sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size menn ve bıldırcın bağışlamıştık.

Taha 20:80 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ey İsrailoğulları!
Taha 20:80
يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ قَدْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ عَدُوِّكُمْ وَوٰعَدْنَاكُمْ جَانِبَ الطُّورِ الْاَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰى • Ya beni israile kad enceynakum min aduvvikum ve vaadnakum canibet turil eymene ve nezzelna aleykumul menne ves selva. • Meal: Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve Tur'un sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size menn[1] ve bıldırcın bağışlamıştık.[2] • Dipnot 1: Kudret helvası. Güç, kudret, dayanma gücü. • Dipnot 2: Çevirilede, "Kudret helvası ve bıldırcın indirdik." şeklinde verilen anlam doğru değildir. Zira indirdik anlamındaki "enzele" kelimesinin diğer bir anlamı da bağışlamak, ikram etmektir. Bu ayetteki "enzele" kelimesi "ikram ettik, bağışladık." anlamındadır. • Kelime kelime: يَـٰبَنِىٓ ya beni oğulları · إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail · قَدْ kad andolsun · أَنجَيْنَـٰكُم enceynakum biz sizi kurtardık · مِّنْ min -dan · عَدُوِّكُمْ aduvvikum düşmanınız- · وَوَٰعَدْنَـٰكُمْ ve vaadnakum ve size va'dettik · جَانِبَ canibe yanında · ٱلطُّورِ t-turi Tur'un · ٱلْأَيْمَنَ l-eymene sağ · وَنَزَّلْنَا ve nezzelna ve indirdik · عَلَيْكُمُ aleykumu üzerinize · ٱلْمَنَّ l-menne kudret helvası · وَٱلسَّلْوَىٰ ve sselva ve bıldırcın • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • عدو (Edw) kökü: geçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • جنب (jnb) kökü: Yan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmak • طور (Twr) kökü: Etrafında dolaşmak veya dönmek, yaklaşmak, zaman veya bir kere, tekrarlanan zamanlar, miktar/ölçü/kapsam/sınır, görünüş/biçim/eğilim, hareket tarzı, tarz, tür/sınıf, aşama/durum, Sina Dağı, Zeytin Dağı, diğer birkaç… • يمن (ymn) kökü: Sağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli. • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • منن (mnn) kökü: Birine fayda veya iyilik sağlamak, cömert veya hayırsever veya karşılıksız olmak, makul olmak (kötü sayılan şeyi yapmayacak kadar makul), min genellikle bazıları veya arasında anlamına gelir, min, içinde veya üzerinde… • سلو (slw) kökü: Unutmak, avunmak, teselli bulmak, vakit geçirmek, oyalanmak, eğlenmek • Taha suresi 135 ayettir; bu 80. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).