Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 94. Ayet Meali

Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin." demenden huşu ettim. dedi.

Taha 20:94 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Harun: "Ey annemin oğlu!
Taha 20:94
قَالَ يَبْنَؤُ۬مَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَت۪ي وَلَا بِرَأْس۪يۚ اِنّ۪ي خَش۪يتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْل۪ي • Kale yebneumme la te'huz bi lıhyeti ve la bi re'si, inni haşitu en tekule ferrakte beyne beni israile ve lem terkub kavli. • Meal: Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin." demenden huşu[1] ettim. dedi. • Dipnot 1: Sakındım, çekindim. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · يَبْنَؤُمَّ ya abne umme (ey) anamın oğlu · لَا la · تَأْخُذْ te'huz tutma · بِلِحْيَتِى bilihyeti sakalımı · وَلَا ve la ve · بِرَأْسِىٓ ۖ bira'si başımı · إِنِّى inni muhakkak ki ben · خَشِيتُ haşitu korktum · أَن en diye · تَقُولَ tekule diyeceksin · فَرَّقْتَ ferrakte ayrılık çıkardın · بَيْنَ beyne arasında · بَنِىٓ beni oğulları · إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail · وَلَمْ velem ve · تَرْقُبْ terkub tutmadın · قَوْلِى kavli sözümü • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • لحي (lHy) kökü: Sakal, türbanın çene altındaki kısmı, çene kemiği, ağaç kabuğu, üzüm kabuğu. • راس (rAs) kökü: Baş, reis/komutan/hükümdar/vali/prens, kafasına vurmak, birini yönetici yapmak, yüksek rütbe/duruma gelmek, en yüksek veya en üst kısım, paranın ana/temel miktarı, başlangıç veya ilk kısım, kalabalık ve güçlü insan… • خشي (x$y) kökü: Korkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak. • فرق (frq) kökü: Ayırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • رقب (rqb) kökü: Korumak, gözlemlemek, izlemek, saygı duymak, dikkate almak, beklemek, boynundan bağlamak, uyarmak, korkmak, kontrol etmek. Raqib - muhafız, gözlemci, gözcü. Yataraqqab - gözlemleme, bekleme, etrafı kollama, izleme… • Taha suresi 135 ayettir; bu 94. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).