Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 112. Ayet Meali

Dedi ki: "Rabb'im! Aramızda Hakk ile hükmet. Ve Rabb'imiz, yakıştırmalarınıza karşı yardım istenecek Rahman'dır."

Enbiya 21:112 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Dedi ki: "Rabb'im!
Enbiya 21:112
قَالَ رَبِّ احْكُمْ بِالْحَقِّۜ وَرَبُّنَا الرَّحْمٰنُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ • Kale rabbıhkum bil hakk, ve rabbuner rahmanul musteanu ala ma tasıfun. • Meal: Dedi ki: "Rabb'im! Aramızda Hakk ile hükmet. Ve Rabb'imiz, yakıştırmalarınıza karşı yardım istenecek Rahman'dır.[1]" • Dipnot 1: Rahmeti bol olandır. • Kelime kelime: قَـٰلَ kale dedi ki · رَبِّ rabbi Rabbim · ٱحْكُم hkum hükmet · بِٱلْحَقِّ ۗ bil-hakki hak ile · وَرَبُّنَا ve rabbuna ve Rabbimiz · ٱلرَّحْمَـٰنُ r-rahmanu çok merhamet edendir · ٱلْمُسْتَعَانُ l-musteaanu O'nun yardımına sığınılır · عَلَىٰ ala karşı · مَا ma şeye · تَصِفُونَ tesifune sizin nitelendirdiğiniz • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • عون (Ewn) kökü: Orta yaşlı olmak. yu'inu (4. kalıp fiil) - yardım etmek/destek olmak/yardımcı olmak. ta'awana (4. kalıp fiil) - birbirine yardım etmek/yardımlaşmak. ista'ana (10. kalıp fiil) - yardım dilemek, yardım aramak, dönüp… • وصف (wSf) kökü: Bir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek. • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 112. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).