Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 24. Ayet Meali

Yoksa O'nun yanı sıra başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Burhanınızı getirin. Bu benimle beraber olanların ve benden öncekilerin öğüdüdür." Fakat onların çoğu gerçeği bilmezler ve onlar, ondan yüz çevirenlerdir.

Enbiya 21:24 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Yoksa O'nun yanı sıra başka ilahlar mı edindiler?
Enbiya 21:24
اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْۚ هٰذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْل۪يۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۙ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ • Emittehazu min dunihi aliheh, kul hatu burhanekum, haza zikru men maiye ve zikru men kabli, bel ekseruhum la ya'lemunel hakka fehum mu'ridun. • Meal: Yoksa O'nun yanı sıra başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Burhanınızı getirin.[1] Bu benimle beraber olanların ve benden öncekilerin öğüdüdür." Fakat onların çoğu gerçeği bilmezler ve onlar, ondan yüz çevirenlerdir. • Dipnot 1: İlahi rehberlik. Allah'tan kesin doğruları ortaya koyan yol gösterici. • Kelime kelime: أَمِ emi yoksa · ٱتَّخَذُوا۟ ttehazu mı edindiler? · مِن min · دُونِهِۦٓ dunihi O'ndan başka · ءَالِهَةًۭ ۖ aliheten tanrılar · قُلْ kul de ki · هَاتُوا۟ hatu getirin · بُرْهَـٰنَكُمْ ۖ burhanekum delilinizi · هَـٰذَا haza işte budur · ذِكْرُ zikru öğütü · مَن men olanların · مَّعِىَ meiye benimle beraber · وَذِكْرُ ve zikru ve öğütü · مَن men · قَبْلِى ۗ kabli benden öncekilerin · بَلْ bel ama · أَكْثَرُهُمْ ekseruhum çokları · لَا la · يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmezler · ٱلْحَقَّ ۖ l-hakka hakkı · فَهُم fehum bundan dolayı onlar · مُّعْرِضُونَ mua'ridune (haktan) yüz çevirirler • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • هات (hAt) kökü: Getirin, üretin • برهن (brhn) kökü: Kanıt/delil. • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).