Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 51. Ayet Meali

Ant olsun İbrahim'e rüşdünü vermiştik. Biz, onu tanıyorduk.

Enbiya 21:51 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ant olsun İbrahim'e rüşdünü vermiştik.
Enbiya 21:51
وَلَقَدْ اٰتَيْنَٓا اِبْرٰه۪يمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِه۪ عَالِم۪ينَۚ • Ve lekad ateyna ibrahime ruşdehu min kablu ve kunna bihi alimin. • Meal: Ant olsun İbrahim'e rüşdünü[1] vermiştik. Biz, onu tanıyorduk. • Dipnot 1: Doğru düşünme yetisi, isabetli davranma olgunluğu. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · ءَاتَيْنَآ ateyna biz vermiştik · إِبْرَٰهِيمَ ibrahime İbrahim'e · رُشْدَهُۥ ruşdehu doğru yolu bulma yeteneğini · مِن min · قَبْلُ kablu daha önceden · وَكُنَّا ve kunna ve biz idik · بِهِۦ bihi onu · عَـٰلِمِينَ aalimine biliyor • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • رشد (r$d) kökü: Doğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi. • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 51. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).