Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 52. Ayet Meali

Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi adadığınız bu heykeller nedir?" dedi.

Enbiya 21:52 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi adadığınız bu heykeller nedir?" dedi.
Enbiya 21:52
اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا هٰذِهِ التَّمَاث۪يلُ الَّت۪ٓي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ • İz kale li ebihi ve kavmihi ma hazihit temasilulleti entum leha akifun. • Meal: Hani o, babasına ve halkına: "Kendinizi adadığınız bu heykeller nedir?" dedi. • Kelime kelime: إِذْ iz hani · قَالَ kale demişti ki · لِأَبِيهِ liebihi babasına · وَقَوْمِهِۦ ve kavmihi ve kavmine · مَا ma nedir? · هَـٰذِهِ hazihi şu · ٱلتَّمَاثِيلُ t-temasilu heykeller · ٱلَّتِىٓ lleti · أَنتُمْ entum sizin · لَهَا leha kendisine · عَـٰكِفُونَ aakifune taptığınız • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • مثل (mvl) kökü: Dik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya… • عكف (Ekf) kökü: Düzenlemek, bir şeyi sıraya koymak, ona sürekli ve kararlı bir şekilde bağlı kalmak, yoğun şekilde devam etmek, bir şeyin etrafında dönmek, ona yaklaşmak/ilerlemek, alıkoymak/tutmak/sınırlamak, kendini tecrit etmek… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 52. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).