Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 54. Ayet Meali

"Gerçek şu ki siz de atalarınız da açık bir sapkınlık içindesiniz." dedi.

Enbiya 21:54 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Gerçek şu ki siz de atalarınız da açık bir sapkınlık içindesiniz." dedi.
Enbiya 21:54
قَالَ لَقَدْ كُنْتُمْ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ • Kale lekad kuntum entum ve abaukum fi dalalin mubin. • Meal: "Gerçek şu ki siz de atalarınız da açık bir sapkınlık içindesiniz." dedi. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · لَقَدْ lekad doğrusu · كُنتُمْ kuntum · أَنتُمْ entum siz · وَءَابَآؤُكُمْ ve aba'ukum ve babalarınız · فِى fi içindesiniz · ضَلَـٰلٍۢ delalin bir sapıklık · مُّبِينٍۢ mubinin açık • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 54. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).