Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 7. Ayet Meali

Senden önce de vahyimizi iletmede elçi olarak insandan başkasını görevlendirmedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

Enbiya 21:7 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Senden önce de vahyimizi iletmede elçi olarak insandan başkasını görevlendirmedik.
Enbiya 21:7
وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ اِلَّا رِجَالاً نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ • Ve ma erselna kableke illa ricalen nuhi ileyhim fes'elu ehlez zikri in kuntum la ta'lemun. • Meal: Senden önce de vahyimizi iletmede elçi olarak insandan başkasını görevlendirmedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline[1] sorun. • Dipnot 1: Geçmiş vahiy mensuplarına. Kitap Ehli'ne. • Kelime kelime: وَمَآ ve ma · أَرْسَلْنَا erselna biz göndermedik · قَبْلَكَ kableke senden önce · إِلَّا illa başkasını · رِجَالًۭا ricalen erkeklerden · نُّوحِىٓ nuhi vahyedilen · إِلَيْهِمْ ۖ ileyhim kendilerine · فَسْـَٔلُوٓا۟ feselu sorun · أَهْلَ ehle ehline · ٱلذِّكْرِ z-zikri Zikir · إِن in eğer · كُنتُمْ kuntum idiyseniz · لَا la · تَعْلَمُونَ tea'lemune bilmiyor • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • رجل (rjl) kökü: Yürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala… • وحي (wHy) kökü: İşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece… • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 7. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).