Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik ve onu sıkıntıdan kurtardık. İşte inananları böyle kurtarırız.
Enbiya 21:88فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ • Festecebna lehu ve necceynahu minel gamm, ve kezalike nuncil mu'minin. • Meal: Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik ve onu sıkıntıdan kurtardık. İşte inananları böyle kurtarırız. • Kelime kelime: فَٱسْتَجَبْنَا festecebna biz de kabul ettik · لَهُۥ lehu onu(n du'asını) · وَنَجَّيْنَـٰهُ ve necceynahu ve onu kurtardık · مِنَ mine · ٱلْغَمِّ ۚ l-gammi tasadan · وَكَذَٰلِكَ ve kezalike işte böyle · نُـۨجِى nunci biz kurtarırız · ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine inananları • جوب (jwb) kökü: Bir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak… • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • غمم (gmm) kökü: Örtülü, peçeli, gizli, karışıklık, belirsizlik, felaket, talihsizlik, üzmek, üzüntü/keder, müphem, zor. ghamaam - bulut, ince bulut, beyazımsı bulut. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 88. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).