Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hac Suresi 2. Ayet Meali

Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın, emzirdiğini unutur. Her hamile kadın, bebeğini düşürür. Ve İnsanları sarhoş olmadıkları halde, sarhoş gibi görürsün. Zira Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

Hac 22:2 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın, emzirdiğini unutur.
Hac 22:2
يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَد۪يدٌ • Yevme teravneha tezhelu kullu murdıatin amma erdaat ve tedau kullu zati hamlin hamleha ve teren nase sukara ve ma hum bi sukara ve lakinne azaballahi şedid. • Meal: Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın, emzirdiğini unutur. Her hamile kadın, bebeğini düşürür. Ve İnsanları sarhoş olmadıkları halde, sarhoş gibi görürsün. Zira Allah'ın azabı çok şiddetlidir. • Kelime kelime: يَوْمَ yevme gün · تَرَوْنَهَا teravneha onu gördüğünüz · تَذْهَلُ tezhelu unutur · كُلُّ kullu her · مُرْضِعَةٍ murdiatin emziren · عَمَّآ amma · أَرْضَعَتْ erdeat emzirdiğini · وَتَضَعُ ve tedeu ve bırakır · كُلُّ kullu her · ذَاتِ zati (sahibi) gebe · حَمْلٍ hamlin (yük) gebe · حَمْلَهَا hamleha yükünü · وَتَرَى ve tera ve görürsün · ٱلنَّاسَ n-nase insanları · سُكَـٰرَىٰ sukara sarhoş · وَمَا vema oysa değillerdir · هُم hum onlar · بِسُكَـٰرَىٰ bisukara sarhoş · وَلَـٰكِنَّ velakinne ama · عَذَابَ azabe azabı · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · شَدِيدٌۭ şedidun şiddetlidir • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • ذهل (phl) kökü: Unutmak/ihmal etmek, bir şeyden uzaklaşmak (ile birlikte) • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • رضع (rDE) kökü: Anne memesini emmek (çocuk için), emzirmek, süt anne / emziren kadın. • وضع (wDE) kökü: Bir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu… • حمل (Hml) kökü: Taşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • سكر (skr) kökü: Sarhoş olmak, kendinden geçmek, mestolmak, şaşırmak, baygın düşmek, tıkanmak, kapanmak, şeker yapmak, şekerlemek • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • شدد ($dd) kökü: sıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad &… • Hac suresi 78 ayettir; bu 2. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).