Onun hakkında yazıldı: ona uyan kesinlikle bilmelidir ki, şeytan onu saptırır. Ve onu Sair'in azabına iletir.
Hac 22:4كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْد۪يهِ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ • Kutibe aleyhi ennehu men tevellahu fe ennehu yudılluhu ve yehdihi ila azabis sair. • Meal: Onun[1] hakkında yazıldı: ona uyan kesinlikle bilmelidir ki, şeytan onu saptırır. Ve onu Sair'in[2] azabına iletir. • Dipnot 1: Cehennem. • Dipnot 2: Şeytan. • Kelime kelime: كُتِبَ kutibe yazılmıştır · عَلَيْهِ aleyhi onun hakkında · أَنَّهُۥ ennehu şüphesiz o · مَن men kim · تَوَلَّاهُ tevellahu onu takibederse · فَأَنَّهُۥ feennehu muhakkak bu · يُضِلُّهُۥ yudilluhu onu saşırtır · وَيَهْدِيهِ ve yehdihi ve onu götürür · إِلَىٰ ila · عَذَابِ azabi azabına · ٱلسَّعِيرِ s-seiyri alevli ateş • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • سعر (sEr) kökü: Ateş yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek, kızıştırmak, çılgına çevirmek, kudurtmak, fiyatlandırmak, fiyat belirlemek, narh koymak • Hac suresi 78 ayettir; bu 4. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).