Akıl Kuran (akilkuran.com)

Müminun Suresi 117. Ayet Meali

Her kim, hakkında hiçbir burhan olmadığı halde, Allah'ın yanı sıra başka bir ilahtan istekte bulunursa, bilsin ki onun hesabı yalnızca Rabb'ine aittir. Kuşku yok ki Kafirler kurtuluşa eremezler.

Müminun 23:117 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Her kim, hakkında hiçbir burhan olmadığı halde, Allah'ın yanı sıra başka bir ilahtan istekte bulunursa, bil…
Müminun 23:117
وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِه۪ۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ • Ve men yed'u maallahi ilahen ahare la burhane lehu bihi fe innema hısabuhu inde rabbih, innehu la yuflihul kafirun. • Meal: Her kim, hakkında hiçbir burhan[1] olmadığı halde, Allah'ın yanı sıra başka bir ilahtan istekte bulunursa, bilsin ki onun hesabı yalnızca Rabb'ine aittir. Kuşku yok ki Kafirler kurtuluşa eremezler. • Dipnot 1: İlahi rehberlik. Allah'tan kesin doğruları ortaya koyan yol gösterici. • Kelime kelime: وَمَن ve men ve kim · يَدْعُ yed'u taparsa · مَعَ mea ile beraber · ٱللَّهِ llahi Allah · إِلَـٰهًا ilahen bir tanrıya · ءَاخَرَ ahara başka · لَا la bulunmayan · بُرْهَـٰنَ burhane hiçbir delil · لَهُۥ lehu hakkında · بِهِۦ bihi onun · فَإِنَّمَا feinnema şüphesiz · حِسَابُهُۥ hisabuhu onun hesabı · عِندَ inde yanındadır · رَبِّهِۦٓ ۚ rabbihi Rabbinin · إِنَّهُۥ innehu çünkü (o) · لَا la asla · يُفْلِحُ yuflihu iflah olmazlar · ٱلْكَـٰفِرُونَ l-kafirune kafirler • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • برهن (brhn) kökü: Kanıt/delil. • حسب (Hsb) kökü: Düşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu… • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • فلح (flH) kökü: yarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Müminun suresi 118 ayettir; bu 117. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).