"Allah'tır." diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da aldanıyorsunuz?"
Müminun 23:89سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ • Seyekulune lillah, kul fe enna tusharun. • Meal: "Allah'tır." diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da aldanıyorsunuz?" • Kelime kelime: سَيَقُولُونَ seyekulune diyecekler · لِلَّهِ ۚ lillahi Allah'a aittir · قُلْ kul de ki · فَأَنَّىٰ feenna nasıl? · تُسْحَرُونَ tusharune büyüleniyorsunuz • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اني (Any) kökü: Zamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi… • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • Müminun suresi 118 ayettir; bu 89. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).