Kuşkusuz onları uyardığımız şeylere seni tanık yapmaya gücümüz yeter.
Müminun 23:95وَاِنَّا عَلٰٓى اَنْ نُرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ • Ve inna ala en nuriyeke ma neıduhum le kadirun. • Meal: Kuşkusuz onları uyardığımız şeylere seni tanık yapmaya gücümüz yeter. • Kelime kelime: وَإِنَّا ve inna şüphesiz biz · عَلَىٰٓ ala · أَن en · نُّرِيَكَ nuriyeke sana göstermeğe · مَا ma şeyi · نَعِدُهُمْ neiduhum onları tehdidettiğimiz · لَقَـٰدِرُونَ lekadirune elbette kadiriz • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • قدر (qdr) kökü: ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış • Müminun suresi 118 ayettir; bu 95. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).