Akıl Kuran (akilkuran.com)

Müminun Suresi 97. Ayet Meali

De ki: "Rabb'im! Şeytanların etkilemelerinden Sana sığınırım."

Müminun 23:97 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Rabb'im!
Müminun 23:97
وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ • Ve kul rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin. • Meal: De ki: "Rabb'im! Şeytanların[1] etkilemelerinden Sana sığınırım." • Dipnot 1: Şeytanın kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir. • Kelime kelime: وَقُل ve kul ve de ki · رَّبِّ rabbi Rabbim · أَعُوذُ euzu sığınırım · بِكَ bike sana · مِنْ min -ndan · هَمَزَٰتِ hemezati kışkırtmaları- · ٱلشَّيَـٰطِينِ ş-şeyatini şeytanların • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • عوذ (Ewp) kökü: Sığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebi • همز (hmz) kökü: Arkadan konuşmak, karalamak, darbeyle geri itmek, çimdiklemek, geri püskürtmek, kusur bulmak, kötülük önermek, kırmak, (yere) fırlatmak, sıkmak, ısırmak. • شطن ($Tn) kökü: Uzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin… • Müminun suresi 118 ayettir; bu 97. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).