Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nur Suresi 10. Ayet Meali

Ya üzerinizde, Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı! Allah, tevbeleri Kabul Eden'dir, En İyi Hüküm Verendir.

Nur 24:10 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ya üzerinizde, Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı!
Nur 24:10
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ تَـوَّابٌ حَك۪يمٌ۟ • Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu ve ennellahe tevvabun hakim. • Meal: Ya üzerinizde, Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı! Allah, tevbeleri[1] Kabul Eden'dir, En İyi Hüküm Verendir. • Dipnot 1: Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır. • Kelime kelime: وَلَوْلَا velevla ya olmasaydı · فَضْلُ fedlu lutfu · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · عَلَيْكُمْ aleykum size · وَرَحْمَتُهُۥ ve rahmetuhu ve rahmeti · وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · تَوَّابٌ tevvabun tevbeleri çok kabul edendir · حَكِيمٌ hakimun hikmet sahibidir • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Nur suresi 64 ayettir; bu 10. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).