Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nur Suresi 23. Ayet Meali

Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsanat Mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.

Nur 24:23 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsanat Mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetl…
Nur 24:23
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ • İnnellezine yermunel muhsanatil gafilatil mu'minati luınu fid dunya vel ahırati ve lehum azabun azim. • Meal: Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsanat[1] Mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır. • Dipnot 1: Bkz. 24:4. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine edenler · يَرْمُونَ yermune zina iftirası · ٱلْمُحْصَنَـٰتِ l-muhsanati namuslu kadınlara · ٱلْغَـٰفِلَـٰتِ l-gafilati bir şeyden habersiz · ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ l-mu'minati inanmış kadınlara · لُعِنُوا۟ luinu la'netlenmişlerdir · فِى fi · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya'da · وَٱلْـَٔاخِرَةِ vel'ahirati ve ahirette · وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır · عَذَابٌ azabun bir azab · عَظِيمٌۭ azimun büyük • رمي (rmy) kökü: atmak, fırlatmak, atarak vurmak, suçlamak, yüklemek, suç atmak • حصن (HSn) kökü: Korunmak, erişilemez/yaklaşılamaz olmak, iffetli olmak, güçlü bir şekilde tahkim edilmek, erişilmesi zor olmak, korunmak, (saldırıya karşı) korunmak, yasal ve uygun olmayan şeylerden kaçınmak, bir şeyi… • غفل (gfl) kökü: Dikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • لعن (lEn) kökü: Kovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek. • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Nur suresi 64 ayettir; bu 23. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).