Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nur Suresi 32. Ayet Meali

Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları nikahlayın. Eğer bunların durumları iyi değilse, Allah onlara lütufta bulunur. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Nur 24:32 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları nikahlayın.
Nur 24:32
وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَـرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ • Ve enkihul eyama minkum ves salihine min ibadikum ve imaikum, in yekunu fukarae yugnihimullahu min fadlih, vallahu vasiun alim. • Meal: Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih[1] olanları nikahlayın[2]. Eğer bunların durumları iyi değilse, Allah onlara lütufta bulunur. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir. • Dipnot 1: Ahlakı düzgün, iyi kimseleri. Kötülüğe karşı mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst. • Dipnot 2: Evlendirin. • Kelime kelime: وَأَنكِحُوا۟ ve enkihu ve evlendirin · ٱلْأَيَـٰمَىٰ l-eyama bekarları · مِنكُمْ minkum içinizden · وَٱلصَّـٰلِحِينَ ve ssalihine ve iyileri · مِنْ min -den · عِبَادِكُمْ ibadikum köleleriniz- · وَإِمَآئِكُمْ ۚ ve imaikum ve cariyeleriniz(den) · إِن in eğer · يَكُونُوا۟ yekunu iseler · فُقَرَآءَ fukara'e yoksul · يُغْنِهِمُ yugnihimu onları zengin eder · ٱللَّهُ llahu Allah · مِن min -ndan · فَضْلِهِۦ ۗ fedlihi lutfu- · وَٱللَّهُ vallahu ve Allahın · وَٰسِعٌ vasiun (mülkü) geniştir · عَلِيمٌۭ alimun (her şeyi) bilendir • نكح (nkH) kökü: Bağlamak, düğüm yapmak, sözleşme yapmak, evlenmek, evlilik • ايم (Aym) kökü: Bekar olmak, evlenmemiş/dul/boşanmış olmak, bekarlık içinde yaşayan kişi. • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • امو (Amw) kökü: Kadın/kadının köle/hizmetçi olması, çığlık atmak, takip etmek/taklit etmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • فقر (fqr) kökü: Fakir/yoksul/muhtaç olmak, ihtiyaç duymak, yoksulluk. Sırt kırıcı felaketle alt üst etmek, omurgada ağrı hissetmek. • غني (gny) kökü: İhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvetti • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • وسع (wsE) kökü: Bol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Nur suresi 64 ayettir; bu 32. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).