Akıl Kuran (akilkuran.com)

Furkan Suresi 4. Ayet Meali

Kafirler: "Bu sadece onun uydurduğu bir yalandır. Ona bu konuda diğer toplumlar da yardım etti." dediler. Böylece haksızca iftira ettiler.

Furkan 25:4 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kafirler: "Bu sadece onun uydurduğu bir yalandır.
Furkan 25:4
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌۨ افْتَرٰيهُ وَاَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ اٰخَرُونَۚۛ فَقَدْ جَٓاؤُ۫ ظُلْماً وَزُوراًۚۛ • Ve kalellezine keferu in haza illa ifkunifterahu ve eanehu aleyhi kavmun aharun, fe kad cau zulmen ve zura. • Meal: Kafirler: "Bu sadece onun uydurduğu bir yalandır. Ona bu konuda diğer toplumlar da yardım etti." dediler. Böylece haksızca iftira ettiler. • Kelime kelime: وَقَالَ ve kale ve dedi ki · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) · إِنْ in değildir · هَـٰذَآ haza bu · إِلَّآ illa başka bir şey · إِفْكٌ ifkun yalandan · ٱفْتَرَىٰهُ fterahu onu uydurdu · وَأَعَانَهُۥ ve eaanehu ve yardım etti · عَلَيْهِ aleyhi kendisine · قَوْمٌ kavmun bir topluluk · ءَاخَرُونَ ۖ aharune başka · فَقَدْ fekad böylece · جَآءُو ca'u vardılar · ظُلْمًۭا zulmen kesin bir haksızlığa · وَزُورًۭا ve zuran ve iftiraya • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • افك (Afk) kökü: Durumunu/tavrını değiştirmek, geri çevirmek/döndürmek, fikir/yargı değiştirmek/saptırmak, aldatmak, yalan/yanlış söylemek, devirmek, baştan çıkarmak. • فري (fry) kökü: Kesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak. • عون (Ewn) kökü: Orta yaşlı olmak. yu'inu (4. kalıp fiil) - yardım etmek/destek olmak/yardımcı olmak. ta'awana (4. kalıp fiil) - birbirine yardım etmek/yardımlaşmak. ista'ana (10. kalıp fiil) - yardım dilemek, yardım aramak, dönüp… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • زور (zwr) kökü: Ziyaret etmek, ziyaretçi, meyletmek, ona hürmet gösterdi, tahrif etmek/güzelleştirmek/süslemek, yalan/gerçek olmayan, ayarlamak/düzeltmek, ondan uzaklaşmak veya yan çizmek, kararlılık • Furkan suresi 77 ayettir; bu 4. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).