Ve "O, onun yazdırdığı ve sabah akşam ona dikte ettikleri evvelkilerin masallarıdır." dediler.
Furkan 25:5وَقَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلٰى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَاَص۪يلاً • Ve kalu esatirul evvelinektetebeha fe hiye tumla aleyhi bukreten ve asila. • Meal: Ve "O, onun yazdırdığı ve sabah akşam[1] ona dikte ettikleri evvelkilerin masallarıdır." dediler. • Dipnot 1: Devamlı, her zaman, gün boyu. • Kelime kelime: وَقَالُوٓا۟ ve kalu ve dediler · أَسَـٰطِيرُ esatiru masalları · ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline evvelkilerin · ٱكْتَتَبَهَا ktetebeha onları yazmış · فَهِىَ fe hiye onlar · تُمْلَىٰ tumla yazdırılıyor · عَلَيْهِ aleyhi kendisine · بُكْرَةًۭ bukraten sabah · وَأَصِيلًۭا ve esilen ve akşam • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سطر (sTr) kökü: Satır, çizgi çekmek, yazı yazmak, dizmek, sıralamak, bir çizgi üzerine düzenlemek, yatay olarak sıralanmış şeyler • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • ملو (mlw) kökü: Doldurmak, dolmak, içini doldurmak, dolu olmak, içermek, kaplamak, yayılmak, dolup taşmak • بكر (bkr) kökü: Bakirlik, ilk defa, erkenden gitmek, sabah erkenden gitmek, sabah erken kalkmak, sabah vakti, genç deve, genç dişi deve, hiç doğurmamış dişi deve • اصل (ASl) kökü: Kök salmak, yerleşmek. Akşamüstü - akşam, gün batımından önceki zaman. • Furkan suresi 77 ayettir; bu 5. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).