Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şuara Suresi 112. Ayet Meali

"Onların tercihlerini belirleyici ben değilim." dedi.

Şuara 26:112 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Onların tercihlerini belirleyici ben değilim." dedi.
Şuara 26:112
قَالَ وَمَا عِلْم۪ي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ • Kale ve ma ilmi bima kanu ya'melun. • Meal: "Onların tercihlerini belirleyici ben değilim.[1]" dedi. • Dipnot 1: Tercihte bulunmada; İnsanların konumu ve statüsü ayrıcalık, imtiyaz nedeni olamaz. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi ki · وَمَا ve ma ve · عِلْمِى ilmi ben bilmem · بِمَا bima şeyleri · كَانُوا۟ kanu oldukları · يَعْمَلُونَ yea'melune onların yapıyor • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 112. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).