"Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.
Şuara 26:118فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحاً وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ • Feftah beyni ve beynehum fethan ve neccini ve men maiye minel mu'minin. • Meal: "Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi. • Kelime kelime: فَٱفْتَحْ fefteh o halde aç · بَيْنِى beyni benimle · وَبَيْنَهُمْ ve beynehum onların arasını · فَتْحًۭا fethen (kesin hükümle) açarak · وَنَجِّنِى ve neccini ve beni kurtar · وَمَن ve men ve bulunanları · مَّعِىَ meiye benimle beraber · مِنَ mine -den · ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler- • فتح (ftH) kökü: Açmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler. • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 118. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).