Şuara 26:200كَذٰلِكَ سَلَكْنَاهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۜ • Kezalike seleknahu fi kulubil mucrimin. • Meal: Böylece onu[1] mücrimlerin[2] kalplerine soktuk.[3] • Dipnot 1: "Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir. • Dipnot 2: Kur'an'ı yalanlamayı. • Dipnot 3: Sapkınlığı seçmeleri nedeniyle. • Kelime kelime: كَذَٰلِكَ kezalike öylece · سَلَكْنَـٰهُ seleknahu biz onu soktuk · فِى fi içine · قُلُوبِ kulubi kalbleri · ٱلْمُجْرِمِينَ l-mucrimine suçluların • سلك (slk) kökü: Yol tutmak, gitmek, yürümek, içine girmek, nüfuz etmek, delmek, yol açmak, yol bulmak, davranmak, ipliği iğneye geçirmek, ip geçirmek, diziye dizmek, bir işe girişmek • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • جرم (jrm) kökü: Bir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 200. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).