Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şuara Suresi 36. Ayet Meali

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler.

Şuara 26:36 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Onu ve kardeşini alıkoy.
Şuara 26:36
قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ • Kalu ercih ve ehahu veb'as fil medaini haşirin. • Meal: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler. • Kelime kelime: قَالُوٓا۟ kalu dediler ki · أَرْجِهْ ercih onu beklet · وَأَخَاهُ ve ehahu ve kardeşini · وَٱبْعَثْ veb'as ve gönder · فِى fi · ٱلْمَدَآئِنِ l-medaini kentlere · حَـٰشِرِينَ haşirine toplayıcılar • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • رجو (rjw) kökü: Ummak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir… • اخو (Axw) kökü: Başka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından… • بعث (bEv) kökü: Göndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek • مدن (mdn) kökü: şehir • حشر (H$r) kökü: Toplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 36. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).