Gökte ve yerde gayb olan hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap'ta olmasın.
Neml 27:75وَمَا مِنْ غَٓائِبَةٍ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ • Ve ma min gaibetin fis semai vel ardı illa fi kitabin mubin. • Meal: Gökte ve yerde gayb[1] olan hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap'ta olmasın. • Dipnot 1: Yaratılmış varlıkların idraklerini aşan, gizli, görünmeyen, bilinmez olan ve duyularla kavranamayan şeyler. Gelecekte olacak şeyler. Ahiret hayatına dair bilgiler. • Kelime kelime: وَمَا ve ma ve yoktur · مِنْ min hiçbir şey · غَآئِبَةٍۢ gaibetin gizli · فِى fi · ٱلسَّمَآءِ s-semai gökte · وَٱلْأَرْضِ vel'erdi ve yerde · إِلَّا illa olmayan · فِى fi · كِتَـٰبٍۢ kitabin Kitapta · مُّبِينٍ mubinin apaçık • غيب (gyb) kökü: uzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişi • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Neml suresi 93 ayettir; bu 75. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).