Ankebut Suresi 34. Ayet Meali
Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.
Ankebut 29:34
اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزاً مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ • İnna munzilune ala ehli hazihil karyeti riczen mines semai bima kanu yefsukun. • Meal: Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz. • Kelime kelime: إِنَّا inna şüphesiz biz · مُنزِلُونَ munzilune indireceğiz · عَلَىٰٓ ala üstüne · أَهْلِ ehli halkının · هَـٰذِهِ hazihi şu · ٱلْقَرْيَةِ l-karyeti ülke · رِجْزًۭا riczen bir azab · مِّنَ mine -ten · ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- · بِمَا bima sebebiyle · كَانُوا۟ kanu olmaları · يَفْسُقُونَ yefsukune fasıklık yapıyor(lar) • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • قري (qry) kökü: Bir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek. • رجز (rjz) kökü: Gürlemek, patırtı yapmak. Kirlilik/pislik, felaket, kötü bir ceza türü, gazap, kirlilik, veba, bela, salgın hastalık, iğrençlik, günah, kötülük, putperestlik, develerin arka kısmında görülen hastalık, cezayı hak eden… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • فسق (fsq) kökü: İtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak. • Ankebut suresi 69 ayettir; bu 34. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).